Deniz-Der

Tersane Arkadaşlığı üzerine…

6 Nisan 2013 | Kategoriler: Tarihimizden | Etiketler:

Törenben fenerbahçeliyim sen galatasaraylı
o trabzonlu laz olduğundan
diğeri beşiktaşlı alaylı
ben doğmuşum ülkemin batısında
sen doğmuşsun doğusunda
öteki batıda ,güneyde doğanıda var.

senin rengin esmer ,ben kumralım
sarışınımız var sapsarı gözleri mavi
buğday tenlimiz kavruk tenli…
kimimiz sever başka kutsalı
herkesin vardır kendine göre bir inancı

çevremiz ,yetiştiğimiz yerler farklı
sadece omu ,,beğendiğimiz yemekler farklı
sen seversin kuru fasulyeyi
öteki değişmez hiç bir şeye karalahayı
arnavut derki pırasa bile olsa artık yiyemem
tatlılardan kemal paşayı sevende var
ben baklava yemezsem anlamam
tatlı yediğimi diyenimizde
oda bir şey mi siz hiç künefe yediniz mi diyen
hemen
sen hiç yedinmi mıhlamayı diye cevap veren
hadi ordan tatlıların şahı aşuredir
diyenimizde var.

Bedenlerimiz ise maşallah farklı farklı
incecik fidan gibi olanımızda var
balkonu genişleyeninizde benim gibi
20 yaşında ne ise 50 yaşında aynı kiloda
kalanınıda var,
onun yanında hiç ama hiç değişmeyenide

saçlarını hala tarayınıda var
ali can başkanımız gibi
apo gibi taraklara veda edenemizde
bembeyaz olanlar değirmende ağartmadılar saçlarını
sacında bir tek beyazı olmayanı yok gibi…
ama hala aynaları çatlatanımızda var hani..

sinemadan yolu geçenimiz var metin gibi
manken gibi yürüyenlerimizde var yani.
gittikçe babasına benzeyenler çoğunlukta
bakınca hayal mi görüyorum dedirtende

bypaslı olanımızda oldu
felç geçirenimizde
dişler ise çoğumuzda takma
gözlüksüz yok hemen hemen
ama baston görmedim henüz kimsede
kötü illet kanseri yenenimizde var
ona yenilenimizde

onları sonsuzluğa uğurladık
yolunuz açık olsun dedik
merak etmeyin bizde geliyoruz
az kaldı dedik
ama çok oldu niye hala gitmedik
diye merak edenimizde çok hani..

hayatımızın siyah beyaz günleri oldu
renkli sinemaskop geceleride
iki film üst üste izledik
çıktık tekrar bilet aldık
tekrar seyrettik

hepimiz nişan gibi taşıyoruz
artık hastalıkları bedenimizde
madalya gibi duruyor ameliyat izlerimiz
hastalıklarımızda farklı farklı
herkeste başka yerden geliyor ağrı

kimimiz ressam oldu
kimimiz kaynakçı
makinecimiz motorcumuz
marangoz olduk,elektirikçide
boyacı,demirci ,kreynci,dökümcü
amma çok meslek var dediler ya tersanede
tam 32 tane …
başka yerde bu kadar çok yok ..

zengin olduk
ceplerimizde metelik
mütevazi olduk ,artık yeter
dedik
gönlümüz o kadar zengin ki
altınlar ne ki yanında
arkadaşlık desen bizde
dostluk desen gani gani
mertlik desen adam gibi

yani yani o kadar farklıyız ki
farklı farklı insanlar
nasıl oluyorda bir arada
duruyor diye şaşırıyorlar
olurmu böyle olurmu
böyle kardeş kardeş olunurmu
diyorlar..
olur olur bal gibi olur
bir tek tersanelerde olur
arkadaşlık denen o kavram sadece
tersanelerde varolur
yalnızca tersanelerde yaşanır
Biz buna tersane arkadaşlığı diyoruz
varın siz ne derseniz deyin
ama bize bir nazar bocuğu
takmayıda ihmal etmeyin …….

Haydar Yılmaz