Deniz-Der

Şehir Hatları | 468x60 reklam alanı


Son Haberler



18 Nisan 2013 | Kategoriler: Sağlık | Etiketler:

KEFİR’in Tarihi

Kefir Orta Asya’da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler tarafından 5000 yıl önce bulunmuştur. Hayvanları ilk evcilleştirdikleri zaman onların sütlerinden yararlanan Türkler yaşamlarının her alanında mayaladıkları süt ürünlerini her yere taşımışlardır. Sürekli yanlarında bulunan atlardan, keçi ve koyunlardan yararlanmışlar; at sütünden kımız, keçi veya koyun sütünden kefir üretmişlerdir.

Daha çok yerleşik topluluklar tarafından üretilen peynirden, yoğurttan önce kefir üretilmiş ve insanların temel besin maddesi olmuştur.Sürekli göç eden topluluklar Orta Asya’dan gelerek Avrupa’ya yaptıkları akınlarda beslenmeleri ile Avrupalıların dikkatini çekmişlerdir.

Bu yüzden Avrupalılar Türklere ‘’Laktafagüs’’ (süt obur) adını vermişlerdir.

Beyinsel ve fiziksel gücü yüksek, protein beslenmesi fazla, çok güçlü ve sağlıklı vücut yapıları ile araştırmacıların ilgi odağında olmuşlardır.

Avrupa’nın salgın hastalıklardan kitlesel ölümleri yaşadığı zaman diliminde, büyük Hun imparatoru Atilla’nın orduları Roma’ya saldırdığı tarihlerde Türklerin hastalıklara karşı dirençli olmaları Avrupalılar için hep soru işareti olmuştur. Türklerin beslenmelerinde dikkat çeken kefir; Avrupalı tarihçiler tarafından o tarihlerdeki kayıtlara sihirli, mucizevi içecek olarak geçmiştir. Macaristan, Polonya ve İskandinav ülkelerinde bugün yerel olarak çok yaygın olan kefir Orta Asya’dan gelen Türkler tarafından getirilmiştir.

Ünlü gezgin Marko Polo seyahatlerinde kefirden söz etmekte , ancak bir türlü elde edemediğinden Avrupa’ya getiremediğini belirtmektedir.Tibet’te budist rahiplerin elde ettikleri kefiri sürekli mayalayarak tapınaklarında gelen ziyaretçilere şifa olarak dağıttıkları , hastaları kefirle iyileştirdikleri bilinmektedir.Kefir bütün dünyada dilden dile dolaşarak bir efsane haline gelmiştir.

Rusların uzun yıllar kefiri elde etmek için Türk toplulukları ile mücadele ettikleri ve bir türlü kefiri alamadıkları yine efsaneler arasındadır.5000 yıllık tarihsel gelenek Kafkasya’daki Elbruz dağlarındaki Türklerin geleneklerini sürdürmeleri sonucu günümüze ulaşabilmiştir.

Kefirin üretilmesinde kullanılan orijinal kefir daneleri babadan oğula geçen bir miras gibi değer taşımış, bir mücevher gibi diğer topluluklardan korunmuştur. Sürekli göç edenlerin kendi çadırlarının yanında özel topluluğa ait kefir çadırları kurdukları bilinmektedir.

Hastalıklara şifa olması nedeniyle kefir ‘’ Peygamber danesi, peygamber darısı‘’ gibi isimler almıştır. Kefir isminin Kafkas dillerinde ‘’en iyi yapıldı’’,Orta Asya Türkçesinde ve Arapça’da keyif veren, çoşturan anlamında ‘’keyf’’ veya köpük anlamında ‘’kef’’sözcüklerinden türediği öne sürülmektedir.

Uzun yıllar saklanan kefir; dilden dile dolaşan hikayeleri ile Kafkasyalıların Gençlik İksiri olarak anılmıştır. Uzun yaşam öyküleri olan , sık sık anlatılan bir asrı devirmiş 120- 140 yaşındaki Kafkaslılar ile yapılan söyleşilerde su yerine kefir içtiklerini belirtmişlerdir. Kafkasya’da hiçbir kanser vakasına rastlanmaması, hastalıkların çok az olması kefiri bin bir derde deva şifa kaynağı ve sağlık mucizesi olarak benimsenmesini sağlamıştır.

18 Nisan 2013 | Kategoriler: Sağlık | Etiketler:

http://sgk.org/wp-content/uploads/2013/04/canan-karatay-diyeti.jpgİç Hastalıkları ve Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, sakatatlardan dönere, çiğköfteden diyet gıdalara dek pek çok konuda görüşünü dile getirirken, yemek yaparken hangi yağların kullanılması gerektiği ve hangi yağların zararlı olduğunu da tek tek sıralıyor.

 

Devamını oku…

18 Nisan 2013 | Kategoriler: Sağlık | Etiketler:

http://tr.cingiloglu.com/wp-content/uploads/2013/02/beyaz_peynir.jpgDİLARA KOÇAK
Peynir, hem önemli bir kalsiyum kaynağı, hemde fosfor, mineraller ve vitaminler bakımından zengin bir besin.
Bu yüzden, peynir için dengeli beslenmenin en iyi bileşimlerinden biri denilebilir.

 

 

Devamını oku…

18 Nisan 2013 | Kategoriler: Genel, Sağlık | Etiketler:

Yağ yakmak için 2 öğünden fazla yemek yemeyin
Prof. Dr. Ahmet Aydın, birçok beslenme uzmanının tersine sık aralıklarla değil, günde 2 öğün yemek yemeyi öneriyor…

Devamını oku…

18 Nisan 2013 | Kategoriler: Sağlık | Etiketler:

lahanaLahana, alkali ve çok yararlı bir besin…
Yazan: Zeki ETFERAT

Sık sık, rengi hafif yeşile dönük olan organik, iri yapraklı beyaz lahanadan tane kimyonlu, zeytinyağlı ve limonlu salata yapıp yediğimi gören bir dostum, lahananın kan şekerini de düşürdüğünü söylediğinde bayağı şaşırmıştım!…

 

 

Devamını oku…

18 Nisan 2013 | Kategoriler: Galeri, Tarihimizden | Etiketler:

1953

17 Nisan 2013 | Kategoriler: Başkandan Mesajlar, Denizder, Duyurular, Genel | Etiketler:

 LOGODaha Güçlü DENİZ DER için tüm arkadaşlarımızı derneğimize üye olmaya çağırıyoruz.
DENİZ DER i güçlendirmek için bir adım atın… bir can suyu verin
DENİZ DER i güçlendirmek için bir nefes verin ..bir el verin…..
Haydi ..Hep beraber
VİRA VİRA VİRA BİSMİLALLAH …..

17 Nisan 2013 | Kategoriler: Denizder, Duyurular, Genel | Etiketler:

atatürkDENİZ DER Denizcilik Mensupları Derneği ;1952 yılında kurulmuş olan
DENİZCİLİK BANKASI T.A.O.işletmelerinde ve kurumlarında çalışmış olan
binlerce arkadaşımızı yine tek çatı altında toplamak amacıyla
15.05.2012 tarihinde kurulmuştur.

Devamını oku…

17 Nisan 2013 | Kategoriler: Genel, Sağlık | Etiketler:

şekerŞeker kokain kadar zararlı!
İşlenmiş şekerin diyabeti ve kalp gibi hastalıkları tetiklediğini söyleyen Lusting, “Şeker, kokainden bile çok daha güçlü bir bağımlılık yapıyor” dedi
Şeker tüketimi, bilim dünyasının son yıllarda obezite, diyabet ve kalp gibi birçok hastalıkla ilişkilendirdiği en önemli nedenler arasında görülüyor.

 

 

Devamını oku…

16 Nisan 2013 | Kategoriler: Genel, Sektörden Haberler | Etiketler:

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/39936.jpgHastane gemisi ihalesi mayıs ayında

TRT Haber’te katıldığı programda açıklamalar yapan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye’nin tam teşekküllü en az iki adet “gemi hastanesine” sahip olmayı planladığını söyledi.

Devamını oku…